Proje Yazma Tavsiyeleri

Bir süre önce AB-ilan.com facebook sayfasında proje yazma tavsiyeleri yayınlamaya başladık. Yakın bir zamanda AB-ilan.com’da da benzer tavsiyeler, ipuçları, öneriler yayınlamaya başlayacağız.

Projelerinizi yazarken aşağıdaki hususlara mutlaka dikkat edin:

1- Başvuracağınız hibe programının başvuru rehberini dikkatli bir şekilde ve tekrar tekrar okuyun. Başvuru rehberinde yer alan ve gözünüzden kaçan tek bir madde (ör. uygunluk kriterleri, bütçe oranları), yazdığınız projenin direkt olarak elenmesine sebep olabilir.

2- Projelere sağlanacak asgari ve azami destek miktarına dikkat edin. Örneğin, projelere sağlanacak destek miktarı asgari 200.000 azami de 400.000 TL olarak belirtilmiş ise, sizin projeniz için 199.000 TL talep etmeniz, projenizin elenmesine sebep olur.

3- Projenizi tek kişi yazmayın. Proje hazırlama ekip işidir. Proje kazanıldıktan sonra projeyi yöneten ekip arasında mutlaka projeyi hazırlayanlardan da birkaç kişi olsun. Projeyi iyi yönetebilmek için, hazırlanan projenin içeriğine tam olarak hakim olmak gerekir.

4- Hibe Başvuru Sahipleri için rehberde yer alan programın hedeflerini, öncelikli konuları ve hangi tematik alanlardaki faaliyetlerin destekleneceğini dikkatle inceleyin. Yapacağınız proje, bu listede yer alan faaliyetlerin en az birisiyle birebir örtüşmek zorundadır. Eğer projeniz bu tematik faaliyetlerden en az birisiyle örtüşmüyorsa projeniz elenebilir.

5- Başvuru rehberinde yer alan proje uygulama süresine dikkat edin. Projenin planlanan süresi rehberde belirtilen süre aralığına uymak zorundadır. Bir projenin planlanan süresi her programda farklı olabilir. Bu nedenle programa ait rehberde yazan süreye dikkat etmeniz gerekmektedir.

6- Projenizin nasıl ve hangi tarihe kadar sunulacağı ile ilgili notları dikkatle okuyun. İstenilen belgelerin asıl ve suretlerinin sayısını, dış zarfın üzerinden olması gereken ibareleri ve teslim tarihi/saatini gözden kaçırmayın. Örneğin, asıl belgelerin kırmızı dosyaya, nüshaların mavi dosyaya konması söyleniyorsa belirtilen talimatları uygulayın. Şekilsel şartlara uymadığınız durumlarda da projenizin elenebileceğini unutmayın.

7- Bir hibe programına aynı başvuru sahibinin kaç proje sunabileceği rehberde belirtilmektedir. Örneğin, “bir başvuru sahibi en fazla iki proje ile başvurabilir, aynı anda birden fazla hibe alamaz, aynı zamanda bir başka başvuruda ortak olarak yer alabilir” gibi ibareleri dikkatle okuyun ve belirtilen limitlerin dışına çıkmayın.

8- Avrupa Birliği Projelerinde bu seneden itibaren farklı bir model uygulanmaya başlanmıştır. Proje teslim aşamasında 2 aşamalı bir modele geçilmiştir. Başvuru sahiplerinden öncelikle proje özetinin yer aldığı 5 sayfalık bir ön teklif sunulması beklenmektedir. Ön teklifler değerlendirildikten sonra uygun görülen proje sahiplerine geri dönüş yapılır ve ana teklifleri sunmaları bildirilir. Dolayısıyla, Demokratik Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi ve Özürlülerin Toplumsal Entegrasyonunun Geliştirilmesi Hibe Programlarına hala ön tekliflerinizi yetiştirebilirsiniz.

9- Proje yazarken dikkat etmeniz gereken önemli noktalardan bir tanesi de hangi bölümün kaç puan üzerinden değerlendirildiğidir. Değerlendirme kriterleri başlıklara ve alt başlıklara ayrılmaktadır. Projenizi değerlendiren bağımsız değerlendiricilerin, projenizi nasıl değerlendireceği rehberin ‘Başvuruların Değerlendirilmesi ve Seçimi’ kısmında anlatılmaktadır. Buradaki puanlama sistemini inceleyerek, hangi başlığa kaç sayfa ayıracağınıza, hangisini ne kadar detaylı anlatmanız gerektiğine, hangisinin daha önemli olduğuna karar verebilirsiniz.

AB destekli projeler Türkiye’nin modernleşmesine yardımcı oluyor

AB-Türkiye ilişkilerine siyasi açıdan bir durgunluk hakim olsa da, ülkedeki AB destekli sivil toplum ve reform projeleri de, halkın bu projelere katılımı da artış eğilimi içinde.

SES Türkiye için Ayhan Şimşek’in haberi — 06/03/12

AB dönem başkanlığını Temmuz ayında Kıbrıs’ın devralmasıyla birlikte, Türkiye’yi AB üyeliği sürecinde zor bir dönemeç bekliyor olacak. Bir tarafta uzun yıllardır devam eden Kıbrıs sorunu, diğer tarafta ise Fransa Cumhurbaşkano Nicolas Sarkozy’nin Türkiye’nin üyeliğine muhalefet etmesi nedeniyle, siyasi süreç defalarca durma noktasına geldi.

Ancak son birkaç yıldır ülkenin üyelik sürecinde dikkate değer değişiklikler gözlemleniyor. Geçmişte ağırlıklı olarak üst düzey siyasi müzakereler ekseninde yürüyen sürece, bugün artık siyasi elitlerin dışında STK’lar, üniversiteler ve sıradan vatandaşlar da dahil olurken, özellikle gençler, etkin katılımları ile dikkati çekiyor.

Nitekim geçtiğimiz yıl AB’nin gençlik ve eğitim programlarına katılan yaklaşık 43 bin genç, çeşitli projeler kapsamında Avrupa’nın farklı kentlerinde bulunma fırsatı yakaladı.

Bugüne kadar Avrupa’da birçok Avrupa Gönüllü Hizmeti (EVS) programına katılan Hasan Cabbarov, şimdilerde başkan yardımcılığını üstlendiği Türkiye Eski Avrupa Gönüllü Hizmeti Gönüllüleri Gençlik Derneği TREX’te, bu alandaki isteklilerin proje ve başvurularına yardımcı oluyor.

SES Türkiye‘ye dernek çalışmalarından bahseden Cabbarov, “Bu programlar sayesinde, Türk ve Avrupalı öğrenciler, ortak bir amaç çerçevesinde bir araya gelerek, birlikte çalışıyor ve fikir paylaşımında bulunuyor. Bu da yanlış anlamaların ve ön yargıların yıkılması bakımından oldukça yararlı,” diyor.

Türkiye’deki üniversitelerde okuyan yüzlerce öğrenci, 2003 yılından bu yana uygulanmakta olan AB Erasmus Programı bünyesinde, Avrupa üniversitelerinde eğitim görme fırsatı buluyor. Programın ilk yıllarında Avrupa’ya giderek birkaç yarıyılını buradaki okullarda geçiren öğrenci sayısı bin civarındayken, geçtiğimiz yıl bu rakam 12 bini buldu.

Erasmus kadar popüler bir diğer program da Jean Monnet Burs Programı. “AB müktesebatı konusunda bilgi sahibi personel ihtiyacının karşılanmasına destek sağlayan” program, bugüne dek 1.300 üniversite öğrencisi ve profesyonele AB üyesi ülkelerde eğitim imkanı sağladı. Programın bu yılki bursiyer sayısı 130 olarak belirlendi.

SES Türkiye‘ye konuşan eski Jean Monnet öğrencisi Gökşen Çalışkan, “Jean Monnet Programı ile Avrupa’ya giden öğrenciler, buradaki eğitimleri kapsamında, politika ve yasaların nasıl Avrupa standartları ile uyumlu hale getirilebileceğini öğreniyor. Türkiye’ye döndükten sonra ise, kendi alanlarında teknik açıdan oldukça donanımlı birer AB uzmanı olarak kariyerlerine devam ediyorlar,” diye özetliyor programın getirisini.

Yüksek lisans eğitimini Londra’daki City University’de tamamlayan Gökşen, özel sektörde iletişim ve internet yönetişimi ilkeleri uzmanı olarak çalışıyor.

Jean Monnet’yi, Türkiye ile Avrupa’nın yakınlaşması bakımından oldukça yararlı bir program olarak nitelendiren Gökşen, şu tespitte bulunuyor:

“Bugün Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerinde kültürel önyargılara dayalı sorunlar mevcut. Oysa bu programlar sayesinde Türk öğrenciler, Avrupalı dostları ve iş arkadaşları ile sosyal hayatı paylaşarak, ortak bir anlayış oluşturma şansı yakalıyor.”

Yardım miktarı artıyor

AB’nin Türkiye’ye yönelik yıllık desteği bu yıl 900 milyon avroyu bulacak ki bu rakam, demokratikleşme ve insan haklarından, çevre ve kalkınma projelerine kadar pek çok farklı hibe programında kullanılabilecek önemli bir kaynak teşkil ediyor.

Türkiye’nin 2007-2013 dönemi için aldığı toplam yardım miktarı ise, önümüzdeki yıl sonu itibarıyla 4,9 milyar avroya ulaşmış olacak.

Katılım öncesi yardım miktarlarındaki bu ciddi artışa rağmen, kimi uzmanlar, yardımların eskiye kıyasla yine de düşük kaldığından yakınarak, eski aday ülkelere, katılım sürecinde her yıl milyarlarca avro destek sağlandığını anımsatıyor.

AB Uzmanı Hüseyin Aktürk’e göre, yapılan yardımın miktarı, Türkiye’nin devasa ekonomisine ve nüfusuna kıyasla yetersiz kalsa da, bu yardımlarla yürütülen projeler, ülkenin dönüşüm sürecinde büyük rol oynuyor.

“Bu süreçte, ülkede yeni bir bürokrat sınıfı oluştu. Bugün artık bakanlıklar ve kurumlar bünyesinde AB politikaları ve standartları konusunda uzman yüzlerce ‘Avrokrat’ımız var ve bu uzmanlar, ülkemizin yasa ve standartlarının, AB normlarına uyumlu hale getirilmesi sürecine katkı sağlıyor.”

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz AB Bakanı Egemen Bağış ise, “Türkiye’nin AB sürecini, sadece dış değil, iç politikayı da ilgilendiren bir mesele” olarak nitelendirirken, hükümet olarak bu konuya öncelik verdiklerini ifade ediyor.

“Reform projelerimize devam ediyoruz; ancak bunu sadece AB istiyor diye değil, halkımızın yararına olduğu için yapıyoruz. Toplumdaki tüm unsurların, vatandaşlarımızın giderek artan bir şekilde bu sürece katılım göstermesinden memnuniyet duyuyoruz.”

AB destekli sivil toplum ve diyalog projeleri kapsamında düzenlenen seminer ve eğitimlere 2 milyondan fazla Türk ve Avrupa vatandaşının katıldığını kaydeden Bağış, bakanlık olarak, AB’nin sağladığı ek fonlarla yeni projeler geliştirdiklerine ve bu bağlamda AB, reform süreci, hibe olanakları ve diyalog programları ile ilgili bilinçlendirme çalışmaları yaptıklarına şöyle değiniyor:

“Vatandaşlarımızı, AB süreci konusunda daha iyi bilgilendirmek için çeşitli projeler geliştirdik. Bu projelerle, Türkiye’nin en küçük köylerinden en büyük illerine kadar dört bir yanına ulaştık.”

Internet’in süreç içindeki artan rolü

Türkiye’deki sivil toplum örgütleri, AB fonları ve hibe programları sayesinde artık önemli sayıda AB ve fon toplama uzmanına sahip olurken, ulusal ve uluslararası ağlara da erişim imkanı buluyor.

Bu noktada Hüseyin Aktürk tarafından yönetilen ab-ilan.com adlı web sitesi, bu uzmanların yeni hibe duyurularını takip edip, projelerine yerli ve yabancı personel aradıkları bir forum olarak öne çıkıyor.

“Söz konusu hibe programları, sadece finansmandan ibaret bir olgu değil. Türkiye’deki kurum ve STK’lar, bu programlar sayesinde uzmanlık ve iş disiplini kazanırken, kurumsal kapasitelerini daha da geliştirme imkanı yakaladılar. Bugün artık uluslararası ortaklarla projeler yapabilecek, deneyimli çalışanlara ve kurumsal kapasiteye sahip STK sayısı giderek artıyor, ki bu da gerçekte önemli bir fark yaratıyor,” diyor Aktürk.

ab-ilan.com’u, Türkiye’nin AB sürecinin değişen karakteri açısından iyi bir örnek olarak nitelendiren uzman, siteyi popüler kılan etkeni şöyle açıklıyor:

“Türkiye’nin AB sürecinin, toplumsal aktörlerden oluşan geniş çaplı bir kitle tarafından sahiplenildiği görülüyor ve bu kitlenin çıkarları, üst düzey siyasi meselelerle sınırlı değil. Yerel reform süreci ve AB destekli projeler daha çok ilgilerini çekiyor. İşte ab-ilan.com’u Türkiye’nin AB konusundaki en popüler sitesi haline getiren de bu.”

Yazının devamı için tıklayınız.